#Kitap
Kemal Tahir’in toprak ağalığını ve eşkıyayı ele alan üçlemesinin ilk kitabı olan Yedi Çınar Yaylası özellikle Meşrutiyet sonrası değişen sosyal yapıda mülkiyet kavramını ele alarak özellikle eşkıyalığın gerçek yüzünü Kemal Tahir’in kendi üslubuyla yine bu toprakların insanlarına anlattırıyor. Özellikle bu üçlemede irdelediği konular daha sonra Baykan Sezer ve Ertan Eğribel gibi sosyologları da etkiledi.
Kemal Tahir, bu romanda ipleri ele alan ittihatçıların nasıl işleri ellerine yüzüne bulaştırdıklarını yine bir ittihatçı olan Cevdet Bey’in ağzından anlatır.
“Vallah birader,biz Osmanlı aydınları birer acıklı herifleriz. Hani ”burnunun ucunu görmez” lafı var ya,işte o laf bizim için söylenmiştir. Biz birçok şeyleri ayrı ayrı biliriz de, yan yana getiremeyiz. Abuzer, benden mavzer almasa,köylüyü baskı altında tutamaz mı? Tutar. Neden,vergi toplama işleri yapıyor. Bizde vergi mal olarak toplanır. İlkbahar da,köyleri mahsulü göz kararıyla yazmak için katipler çıkar. Harmandan öşür almak için bekçiler konur. Abuzer gibiler bunları her zaman eli silahlı adamlarına yataklık ettikleri eşkıyalarına kuruturlardı. Şimdi herif eşkıyasını bana teslim…