Cumhuriyet döneminin en tartışmalı isimlerinden biri Necip Fazıl. Şiir,hikaye,roman,tiyatro neredeyse edebiyatın bütün türlerinde ürün vermiş olmasına rağmen ölümünden bu güne değin edebi kişiliği siyasi kişiliğinin biraz arkasında kalmış desem sanıyorum bu çok yanlış olmaz. Yıllarca bin bir zorlukla çıkardığı Büyük Doğu dergisiyle özellikle muhafazakar camiayı fikren besledi hatta bu camiaya yeni bir hedef verdi. Kafa Kağıdı yazarın son romanı olması bir yana,yazarın gözünden 1. Dünya Savaşı’na,Cumhuriyet’ten sonraki İstanbul’a,o dönem edebiyat dünyasına,ve o dönem cereyan eden önemli olaylara gözler önüne seriyor. Bu yüzden roman önemli bir tanıklığı da içeriyor.
“> kahvehane, kıraathane, pastahane, meyhanelerde toplanan ve sazını nota düşmanı bir anarşi içinde rastgele tıngırdatan esersiz,emeksiz,çilesiz ve hamlesiz, dahi taslağı cüce kahramanların adı… Bazı fikir ve sanat muhitlerimize yaftalık etmeye layık bir isim…. Bulucusu da, yine aynı kadrodan,Babıali meşhuru Emin Ali… O askı kullanmaz, şişman göbeğinden aşağıya kayan pantolonuna cevap vermez, biçim ve dış görünüş tasası çekmez, fikre doğrusunu göstermek yerine yanlışını belirterek mukabele eder, maliyetini sıfıra yaklaştırdığı için biriktirdiği paralardan borç vermeye bayılır, fakat 10 lira vermişse 1000 liralık senet ister, bu senetleri icraya koyar ve alacağı kadarını alıp gerisini talip etmez, dostlarına > gibi tabirlerle seslenmeyi sever, daima sırıtır ve hiçbir (tez)e yanaşmaz Bizans artığı bir tiptir ve >ın krallık tahtı hakkiyle onundur.
Ne var ki, Babıali meşhurlarından Sakallı Celal,Tarık Carım,Ördek Sait,tuluatçı dram aktörü Kont Saffet gibi artık renkleri ve manaları uçup gitmiş bu tipleri yeni nesillere anlatmak imkansız…
Bu tiplerin hepsi Tanzimat’tan başlayarak yıkılan, paramparça olan ve bir türlü kıvamını bulamayan, olamayan bir cemiyetin binbir mizaç aynasında çürüklük timsalleridir ve eğer bugün yerleri ve izleri kalmamışsa, iş, timsali de aşmış, bünyeleşmiş demektir.
…………………………………..
Beylerbeyi… Toprağına küskün ve büyük şehir lüpçülüklerine düşkün >lerin gece-kondı çadırlariyle kuşattığı İstanbul…… aynı Moğol istil………. giriftar asil bir köşe….”
Yazarın Reis Bey piyesi başrolünü Haluk Kurtoğlu ve Sümer Tilmaç’ın başarıyla canlandırdığı sinema filmi olarak çekildi.