Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Umberto Eco’nun külliyatına devamla okuduğum Yengeç Adımlarıyla Sıcak Savaşlar ve Medyatik Popülizm yazarın yakın dönemde kaleme aldığı makaleleri ve denemelerinden oluşuyor. Bunlar daha çok 2001’den sonra Avrupa’da özellikle İtalya’da yükselen milliyetçiliğin temelleri ve buna medyanın etkisini anlatıyor.
Sanıyorum Avrupa’nın şu an yaşadığı krizi de baktığımızda Eco’nun ne kadar haklı olduğu ortaya çıkıyor.
“…Eski zaman savaşlarında, düşman esir alınır ya da öldürülürdü; Düşman topraklarda, rakibin haklılığından söz eden bir yurttaş, savaş sona erer ermez, asılırdı- Faşist radyo aracılığıyla ülkesine karşı saldırıya geçen John Amery’nin İngilizler tarafından nasıl asıldığının anımsarsınız. Ezra Pound ise, büyük ünün ve bir çok ülkenin aydınlarının yardımı sayesinde yaşamayı başarmış olsa da, akıl sağlığını açık bir biçimde yitirerek büyük bir bedel ödemiştir.
Yeni Savaşın başlıca özellikleri nelerdi?
Düşmanın kim olduğu belirsizdir. Tüm Iraklılar mı? Tüm Sırplar mı? Kimi yok etmek gerek?
Savaş gögüs göğüse gerçekleşmez. Yeni savaş çok uluslu kapitalizmin doğası nedeni ile artık göğüs güğüse gerçekleşemezdi. Batı sanayilerinin Irak’a silah sağlamaları bir rastlantı sonucu olmamıştır; Aynı şekilde 10 yıl sonra Taliban’ında Batı sanayileri tarafından silahla donatılmaları bir rastlantı değildi. Ülkenin denetiminin kurtulan olgun kapitalizmin mantığı işte budur. Güç açısından fazla dikkat çekici olmasa da, anlamı büyük bir olayı sizlere aktarmak istiyorum: Bir ara Batılı uçakların Saddam’ın tank ve uçak deposunu bombaladıkları düşünüldü, ama daha sonra bu araçların bir İtalyan firması tarafından üretilen ve Saddam’a yasal yollarla satılan tuzak tesisler olduğu anlaşıldı.
Eski savaşlar da ülkelerin savaş sanayileri gelişirken, yeni savaşlarda düşman tarafların hepsinden çıkarı olan çok uluslu şirketler zenginleşiyordu. Bununla kalmıyor: Eski savaşlar top üreticilerine bol kazançlar sağlarken ticari alışverişi asla durdurmazdı; Oysa yeni savaş, top üreticilerine zenginleştirse de, bir çok sanayiyi -seyahat, eğlence, turizm, medya ve gereksiz olarak tanımlanan ama sistemin bel kemiğini oluşturan, inşaat sektöründen otomobil sektörüne kadar bir çok sektörü- krize sokuyordu, üstelik tüm dünyada.”
Yengeç Adımlarıyla Sıcak Savaşlar ve Medyatik Popülizm ülkemizde Doğan Kitap’dan yayınlandı.