Anı kitaplarına verdiğim önemi daha önce yazdığım yazılarımda yazmıştım. Kitap,Asıl adı Friedrich Kreß von Kressenstein olan bizim Von Kress Paşa olarak bildiğimiz Alman bir subayın 1 nci Dünya Savaşı boyunca önemli tanıklıklarını içeriyor. Özellikle Tehcir ve azınlıklar konusunda yazdıkları düşündürücü. Hatta tehcir’in Alman makamlar tarafından planlanmış olabileceği tezinin önemli bir kanıtı. Yakın tarih ile ilgilenen herkesin okuması gereken kitapların başında geliyor…

“…Yeni Türkiye’yi idare edenlerin vazifeleri, eski Osmanlı Devleti’nin bir ulus devlet olmayıp aksine hedef ve menfaatleri birbirinden ayrı milletlerden oluşan bir hükümet olması dolayısıyla son derece güçleşiyordu. Bu farklı ırklardan, dinlerden ve kültürlerden oluşan karma devlet, tek ve birleşik bir millî ülkü ile değil, yalnız baskı, şiddet ve farklı ırk ve zümrenin adetlerine göre alınan tedbirlerle idare edilebiliyordu. Memlekette çok mühim bir ekseriyeti temsil eden Rum unsurlar, Bizans İmparatorluğu’nun yeniden kurulması hulyası peşinde idiler. Ermeniler de Türk esaretinden kurtulmak için mücadele ediyor ve Türkler aleyhinde hemen bütün dünyada pek faal bir propaganda yapıyorlardı. Arap vilâyetlerinde –Fransa ve İngiltere’nin yardımıyla- Türkiye’den ayrılmak için kuvvetli bir hareket baş göstermişti. Kürtlere gelince, bunlar sürekli isyan eden ve kendilerine güvenilmeyecek olan bir cemaat idiler.”