Yaşarken anlaşılamamış Dünya Romanının en başarılı isimlerinden olan Flaubert,1821 yılında doğdu. Madam Bovary 5 yılda tamamlayan yazar daha sonra Fransız Hükümeti’nin romanı ahlak dışı olduğu gerekçesiyle dava etmesinden sonra hayatı mali bunalımlarla geçti. Üç Hikaye’yi 1887 yılında yayınlamış olmasına rağmen (3 yıl sonra hayata gözlerini yumacaktır) bu Üç hikaye aynı zamanda yazarın bütün birikiminin bir ürünüdür. Bu üç hikaye ‘Saf Bir Kalp’, ‘Konuksever Aziz Julien’in Efsanesi’,’Hérodias”dır.’Saf Bir Kalp’ köyde doğmuş ve büyümüş saf kalabilmiş Félicité’nin öyküsünü anlatır. ‘Konuksever Aziz Julien’in Efsanesi’ bir hristiyan ermişi olan Aziz Julien’in efsanesini yazarın gözünden anlatır.’Hérodias’ Kardeşi’nin karısı Salome ile evlenen ve Vaftizci Yahya tarafından lanetlenen Herodes-Antipas’ın, karısının isteği ile Vaftiz Yahya’nın öldürmesini anlatır.
2000 yılında okumuş olmama rağmen unutmadığım, beni derinden etkilemiş olan Üç Hikaye, her yaştan insanın okuması vacip olan kitaplardan biri…
“…Kilise mütevellileri, koroda ilahi söyleyenler, çocuklar, avlunun üç yanına dizildiler. Papaz, ağır ağır basamakları tırmandı; parıltılar saçan büyük altın güneşini dantel örtünün üzerine koydu. Herkes diz çöktü. Büyük bir sessizlik oldu. Buhurdanlıklar zincirlerinde hızla, uçarcasına kayıyorlardı. Gök renkli bir duman Félicité’nin odasına kadar yükseldi; Félicité, burun deliklerini açarak, mistik bir duyarlılıkla dumanı içine çekti ve gözlerini kapadı. Dudaklarında bir gülümseme vardı. Kalbinin atışları gitgide yavaşladı, her seferinde daha belirsiz, daha hafif atıyordu. Tıpkı bir çeşmenin kuruması, bir yankının kaybolması gibiydi. Son nefesini verirken, aralanan gökyüzünde başının üstünde uçan devasa bir papağanı görür gibi oldu.”