“Tarih bütün ilimlerin anasıdır” der İbn-i Haldun… Ülkemizde özellikle 2000’li yıllardan sonra en çok satan kitapların başlarında hep tarih ile ilgili kitaplar vardı. Günümüzde de bu ilginin artarak devam ettiğini görüyoruz. Bu konuda yazılan kitapların artması, aylık popüler tarih dergilerinin sayısının artması, yine dizi-belgesel ve TV programlarının görsel mecralarda sayısının artması sanıyorum bu önermenin ne kadar gerçekçi olduğunun açık bir göstergesi.
Bu ilgi ve alakayı istismar eden yazarlarda da ne yazık ki büyük bir artış var. Özellikle belge ve bilgi olmadan menkıbe yazan tarihçi sayısı da önemli bir oranda arttı. Bu da bilimsel olarak Tarih yazan bu işi ciddiyetle ele alan,ölçüp,tartan yazarların,akademisyenlerin önemini daha da arttırdı.
Sayın Cemil Koçak’da bu usta tarihçilerden biri. Uzun zamandan beri yaptığı araştırmalarla yazdığı kitaplarla,ömrünü adeta vakfettiği Tarih Vakfı ile Resmi Tarih yazıcılarının korkulu rüyası haline geldi desem sanıyorum abartmış olmam. Geçmiş Ayrıntıda Saklıdır üzerinde daha önce çok durulmamış ama yaşadığı dönemde önemli tanıklıkları olan şahsiyetlerin anılarını mercek altına almış. Tarih ile amatör – profesyonel olarak ilgilenen herkesin okuması gereken önemli kitaplardan biri. Bütün başlıklar bir yana özellikle İsmet İnönü’nün yazılan ama izin alınıp yayınlanamayan anıları aslında bir dönemin de öyküsünü anlatıyor gibi.