Dünya edebiyatının kuşkusuz en özgün isimlerinden biri olan olan Borges, ölümü olan 1986 yılına değin bir çok alanda (çeviri,roman,hikaye) eserler verdi. Edebiyattan,felsefeye kadar bir çok ünlü ismi etkiledi. (Umberto Eco,Michel Foucault)
Brodie Raporu, yazarın Arjantin’in tarihi ile harmanladığı kısa öykülerinden oluşuyor. Benim Umberto Eco vasıtası ile tanıştığım Borges “neden daha önce tanışmadım” dediğim yazarların başında geliyor. Herkes okumalı,okutmalı….
“…HIGUEROTA DORUĞUNUN, Golfo Plácido sularında yansımasını asla göremeyeceğim, Estado Occidental’a gidemeyeceğim, şu kitaplıktaki, kuşkusuz kendine göre boyutları kesin ve gölgeleri uyan, ama benim buradan, Buenos Aires’ten, binlerce şekilde imgelediğim Bolivar’ın yazısını sökemeyeceğim.
Bir sonrakine girişmeden, bu paragrafı okuyorum ve hem melankolik, hem görkemli biçimine şaşırıyorum. Kuşkusuz bu Karayip Cumhuriyetinden, en ünlü tarihçisi Yüzbaşı José Korzeniovski’nin biçemi hiç olmazsa yaklaşık olarak taklit edilmeden, söz edilemez; ama benim durumumda başka bir neden var. Biraz üzücü, daha çok sıradan bir olaya dokunaklı bir ton vermek için derin bir gereksinim yazdırdı bu ilk paragrafı bana. Bütün dürüstlüğümle anlatacağım bu öyküyü; belki böylece kendim de anlamayı başaracağım. Ayrıca, bir olayı aktarmak, oyuncu olmaktan kurtulup tanıklığa dönüşmektir; izleyip anlatan kişi, olay kahramanı değildir artık.”