Kara Şahin’in hayatı evlendiği günün sabahı çok sevdiği karısı Nakşıgül’ün paramparça cesedini yatağında bulunca tamamen değişecektir. Kara Şahin kadim arkadaşı Topal Yeye ile karısının cinayetini çözmeye çalışırken İstanbul’da bir ihtilale sürüklenmektedir. Roman her ne kadar bahsedilmese bir dönem TRT’de yayınlanan Bir Zamanlar Osmanlı dizisine esin kaynağı olmuştur. Kurgusuyla sürekli sizi şaşırtacak bir roman…

Son zamanlarda oldukça dar bir alana sıkışan vasat Türk Edebiyatının en çok ürün veren yazarlarından biri İskender Pala. Romanları bir yana özellikle Divan Edebiyatı alanında önemli çalışmalar yapan yazar gazetelerde,televizyon programları ile Türk Edebiyatına hizmet etmeye devam ediyor.

“…oysa bir Aşık, sevgilisinin ay mı, güneş mi olduğunu bilmese de, aklının bir oyunu mu, hayalinin bir çılgınlığı mı olduğunu kestiremese de, gözlerine her daim onun görüntüsü girdiği müddetçe Aşık değil midir? Aşık olmak için maddi varlık şart mıdır? Allah’ın güzelliğini rüyasında görüp ona Aşık olan dervişe inanıyoruz da neden sevgilisinin hayaliyle özleme tutulan Aşığa inanmıyoruz. eğer ona inanmayacaksak aşk, surete tapmaktan gayrı ne olur ki? o halde insan, sevdiği kişiyi karşısında görmeden de onun aşığı olabilir. sevgili için kaygılanmak da, hayaliyle mest olmak da, geceleri uykusuz kalmak ve seherlerde acı çekmek de hep Aşığın sevgiliyi görmeden yaptığı şeylerdir. bir duvarın arkasında şarkı söyleyen bir kadını işitmek bazen ona tutulmak için yeterlidir. bazıları buna temelsiz bir bina gözüyle bakabilir, ancak Aşık, o binayı inşa etmekte her zaman çok mahirdir.”